
sen ağladın; melekler güldü o zaman
dünya sevince boğuldu
müjdesiyle varlığının...
beyaz bezlere sarıldın
yıkandın
apaktın
temizdin annenin sütü gibi
masumdun, günahsızdın...
yenice doğan dünyaya
emziği ağzında bebek olsan da
gözlerinde taşıdığın cennetin ışığıyla
cesaretinle, umudunla, aklınla
yine de nihayetinde sen
bütün saflığıyla
helalinden
insanoğlu insandın!
haydi gülümse hayata
şimdi sana
kavgalarından uzak
bir yaşam borçlu dünya!
şimdi sana
hoş geldin, demek gerek;
hoş geldin aramıza
hoş geldin, güzel bebek!
Ne güzel günlerdi geçirdiğimiz günler
Ne kadar mutluyduk halbuki
İlk defa bi kişi bu kadar yakındı bana
Sanki yaşadıklarımız aynı gibiydi
Aynı duyguları paylaşıyor
Aynı olayları yaşıyorduk senle
Tıpkı bır ikiz bebek gibi
Aynı anda canımız acıyor aynı anda seviniyorduk
Tek kelimeyle ruh ikiziydik bi nevi
Ve her zaman mutluluk acı sonla bitiyordu
Aynı güneşli havadan sonra çıkan fırtına gibi
Gelmişti ayrılık kapıya dayanmıştı
Gerçekten hiç aklımıza gelmemişti ayrılmak
İlk önce biraz uzaklaştık
Ama bu yıldıramazdı bizi ve zaten öye olduda
Hayat bu işteayrılığı kafasına koydumu yapardı
Şimdi çok uzaklardasın
Ne senin acını paylaşabiliyorum
Ne de sevincini
Çok zor oldu ayrılık dayanması güç
Ama biliyorum bu ayrılık sonunda yine birbirimizi bulacağız
Tıptı fırtınadan sonra doğan güneş gibi
GÖKYÜZÜ BİR BAŞKA SİYAH BU GECE
SANKİ BENİM İÇİN MATEM TUTUYOR
AYRILIK KAPIDA BEKLER SİNSİCE
BİTMEZ DEDİĞİMİZ BU AŞK BİTİYOR
AYRILMAKMIŞ ONUN KENDİ DOĞRUSU
BİLEMEDİM NEYDİ AŞKTAN KORKUSU
SORMA DEDİ BANA NİÇİN SORUSU
VEDA ETMEDEN ÇEKTİ GİDİYOR
NE DUR DİYEBİLDİM NE GÜLE GÜLE
ARDINA DÖNÜPTE BAKMADI BİLE
YAŞLI GÖZLERİM, SEVEN GÖNLÜME
SENDE ONU UNUT ELVEDA DİYOR
Her satırı
Mendireğe dizili karabataklara benzeyen
Bir mektup bırakarak
balıkçı koyundan
sisler icinde uzaklaşan kayık gibi
bir sabah usulca ayrıldın
koynumdan
Bütün yolcularını
Boğaz köprüsünün çaldıgı
Araba vapurunun
boş seferleri
gibi yanlızca rüzgâr
gezinir sensiz
yüreğimde
Durgun bir sudur aslında deniz
ki çocukların acemi oltalarını denedikleri
kuytu bir iskelenin
tahtaları altına yazdıgım
ayrılık siirini okudukca
dalgalanır...
Sanmaki unuttum gözlerini
Hasreti yenmeyi basaramadim
Gözlerim her yerde seni ariyor
Yokluguna hala alisamadim
Bilirim mutlusun kendi dunyanda
Bir baska güzel var simdi rüyanda
Gözümden sözümden uzak olsanda
Yokluguna hala alisamadim
Unuttum desemde sözlerim hep yalan
Düslerde yasarim ben seni inan
Ne olur yanimda olsaydin su an
Yokluguna hala alisamadim
Alisamadim gözlerinden uzak durmaya
Alisamadim senden uzakta olmaya
Alisamadim hasretinle yalniz kalmaya
Alisamadim gülüm alisamadim
Sensizlik öğle acı veriyor ki bana
Dalıp dalıp gidiyorum bak uzaklara
Kalbim derinden sızlıyor ağrıyor işte
Küsüyorum işte ben bu yalnızlığıma
Perişan olsam da yaşadığım bu hayatta
Mutlu olacağım belki öbür dünyada
Senden önce yaşamadım ki ben sevdayı
Sen öğrettin bana sevmeyi ve de aşkı
Bense kıymetini bilemedim belki de
Bilmelisin sen varsın sadece hayatımda
Sensizlikten ötesi nedir ki zaten bana
Ben bir kere sevdim bunu anlasana
Başkasına nasıl veririm kalbimi bir daha.
Onun sadece sende olduğunu anlasana
Beni sevecek bir başkası olamaz hayatımda
Sensizlik çok acı veriyor inan ki bana.
Bir kez daha benim yanımda olsana.
Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın
En görkemli saatinde yıldız alacasının
Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader
Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın
Rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan
Onu çok arıyorum onu çok arıyorum
Heryerimde vücudumun ağır yanık sızıları
Bir yerlere yıldırım düşüyorum
Ayrılığımızı hisettiğim an demirler eriyor hırsımdan
Ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu
Gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş
Tedirgin gülümser
Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili
Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
Her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili
Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
Gittikçe genişliyen yakılmış ot kokusu
Yıldızlar inanılmıyacak bir irilikte
Yansımalar tutmuş bütün sahili
Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
Öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil
Çünkü ayrılanlar hala sevgili
Yanlızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık
Hava ağır toprak ağır yaprak ağır
Su tozları yağıyor üstümüze
Özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı
Karanlık çöktü denize
Yanlızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin
Ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
Kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan
Bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince
Sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice
Yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak
Bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına
Benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle
Sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız
İkimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız
Hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi
Tuz parça kırılsak da hala içimizde o yanardağ ağzı
Hala kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm zehir zemberek AŞKIMIZ
.Ben sana beni sevmenin imkansızlığını nasıl anlatayım ki?
Kendi yarasını kendi öpen bir çocuğum ben..
Kendi acısını kendi örten bir çocuk..
Yaz çiçeğidir tutunduğum dallar,
çabucacık çürür ölümüne,
Güz gelir ağlarım..
Kış bastırır ürkerim..
Yüreğimin gurbetine giderim bir başıma,
Günümü sevda ederim..
Sevdamı hasret....
Ben sana,
Beni sevmenin imkansızlığını nasıl anlatayım ki...
Kendi düşünü,kendi kuran bir çocuğum ben..
Kendi yaşını kendi kurutan bir çocuk...
Ölüme yakınım nicedir...
Gel gör ki,büyülü bir şey bu hayat,
Kandırılmışlığımı denize alar mesela...
Toprağın üzerine uzanmışken,
Nasıl diyebilirim ki,
Kimim kimsem yok diye...
Bir sızı kalır işte acemice işlenmiş,
Atsam atılmaz,satsam satılmaz...
Ben sana,
Beni sevmenin imkansızlığını nasıl anlatayım ki...
Kendi ninnisini,kendi söyleyen bir çocuğum ben...
Kendi şiirini kendi ezberleyen bir çocuk...
Anne kokulu mendiller saklarım,
Baba gülüşlü resimler yaparım boyuna...
Her günüm bayram olur,
Her bayram şekersiz,çukulatasız...
Olur olmaz heveslerim inatlaşmaktandır.
Adanmışlıktandır küçücük sevinçlerim,
Sevindirmelerim evrene karşı...
Ben sana,
Beni sevmenin imkansızlığını nasıl anlatayım ki..
Kendi elini kendi tutan bir çocuğum ben...
Kendi yüreğini,
Kendi bilen bir çocuk....
« Önceki :: Sonraki »



